BiyografiGenel Bilgiler

Deniz Güler Anlatıyor: İlişkilerde Ne Zaman Uzmandan Yardım Alınmalı?

Aile danışmanı ve çift terapisti Deniz Güler, ilişkilerde profesyonel destek almanın sanıldığı gibi yalnızca boşanma öncesi son adım olmadığını vurguluyor.

İnsan ilişkileri, hayatın en güçlü bağlarını oluşturduğu kadar zaman zaman en büyük sınavlarını da beraberinde getiriyor. Özellikle romantik ilişkiler, evlilikler, aile bağları ve ebeveynlik süreçleri; sevgi, emek, iletişim ve anlayış gerektiren çok katmanlı alanlar olarak karşımıza çıkıyor. Ancak her ilişkinin kendi içinde iniş çıkışları, krizleri ve çözülmesi gereken düğümleri olabiliyor. Bu noktada en çok merak edilen sorulardan biri ise şu oluyor: Ne zaman uzmandan yardım almalıyız?

Toplumda aile danışmanlığı ve çift terapisi çoğu zaman “boşanmadan önceki son durak” gibi algılanıyor. Oysa uzmanlara göre bu bakış açısı, ilişkilerde destek almanın önemini dar bir çerçeveye sıkıştırıyor. Çünkü ilişki danışmanlığı yalnızca bitme noktasına gelmiş evlilikler için değil; ilişkinin her evresinde, iletişim problemlerinden güven sorunlarına, ebeveynlik krizlerinden tekrar eden ilişki döngülerine kadar pek çok konuda destek sağlayan geniş bir çalışma alanını kapsıyor.

Yirmi iki yıldır danışmanlık yapan, sosyoloji ve psikoloji alanındaki akademik birikimini aile danışmanlığı ve çift terapisi uzmanlığıyla birleştiren Deniz Güler, ilişkilerde profesyonel destek almanın zayıflık değil, aksine ilişkiye verilen değerin bir göstergesi olduğunu belirtiyor.

Deniz Güler Kimdir?

Deniz Güler, yirmi iki yıldır danışmanlık alanında çalışmalar yürüten deneyimli bir aile danışmanı ve çift terapistidir. Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı uzmanlığı almıştır. Bunun yanı sıra Hacettepe Üniversitesi’nde Aile ve Çift Terapistliği eğitimini tamamlamıştır.

Sosyoloji ve psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini de tamamlayan Güler, mesleki yolculuğu boyunca farklı kurumlarda ve farklı sosyal alanlarda danışmanlık hizmetleri vermiştir. Çeşitli okullarda, kadın sığınma evlerinde ve Pandosta danışmanlık çalışmaları gerçekleştiren Deniz Güler, bugün kendi kurdukları ofis çatısı altında çalışmalarını sürdürmektedir.

Deniz Güler, ortağı Melek Bıyıkbeyi ile birlikte B&G Danışmanlık bünyesinde danışanlarına destek vermektedir. Ofisleri İstanbul Küçükçekmece Atakent Mahallesi’nde, Ege Yakası Rezidans bölümünde yer almaktadır.

Aile Danışmanlığı ve Çift Terapisi Sadece Boşanma Süreci İçin Mi?

Deniz Güler’e göre toplumda en yaygın yanlış algılardan biri, aile danışmanlığı ve çift terapisinin yalnızca boşanma aşamasına gelen çiftler için gerekli olduğunun düşünülmesi. Oysa ilişkiler, yalnızca kriz anlarında değil, gelişim ve dönüşüm süreçlerinde de profesyonel desteğe ihtiyaç duyabilir.

Güler, “Aslında branşımız düşünüldüğünden çok daha geniş bir alanı kapsıyor. Halk arasında boşanmadan önceki son durak olarak görülmekte; ancak ilişkinin her evresinde yardıma ihtiyaç duyulması normaldir” sözleriyle bu alanın kapsamına dikkat çekiyor.

Bir ilişki henüz kopma noktasına gelmeden destek almak, sorunların büyümesini engelleyebilir. Çünkü birçok ilişkide problemler bir anda ortaya çıkmaz. Küçük kırgınlıklar, ertelenen konuşmalar, biriken öfkeler, anlaşılmama hissi ve iletişim kopuklukları zaman içinde daha büyük çatışmalara dönüşebilir. Bu yüzden uzman desteği almak için ilişkinin tamamen çıkmaza girmesini beklemek doğru bir yaklaşım olmayabilir.

İlişkilerde Kısır Döngü Ne Anlama Gelir?

İlişkilerde profesyonel destek alma ihtiyacını gösteren en önemli işaretlerden biri, çiftlerin sürekli aynı sorunları yaşaması ve aynı tartışma biçimlerine geri dönmesidir. Deniz Güler bu durumu “kısır döngü” olarak tanımlıyor.

Bir çift, farklı konular üzerinden tartışıyor gibi görünse de aslında çoğu zaman aynı temel problem etrafında dönüp durabilir. Örneğin bir tartışma ev işleriyle ilgili başlayabilir, ancak kısa sürede “beni anlamıyorsun”, “beni önemsemiyorsun”, “hep aynı şeyi yapıyorsun” noktasına gelebilir. Bu durum, ilişkinin yüzeyde görünen sorunlarından daha derinde bazı duygusal ihtiyaçların karşılanmadığını gösterebilir.

Deniz Güler’e göre, “Eğer ilişkinizde kısır döngüler yaşıyorsanız tehlike başlamış demektir.” Bu cümle, ilişkilerde tekrar eden problemlerin önemini açıkça ortaya koyuyor. Çünkü kısır döngüler çözülmediğinde çiftler birbirini dinlemek yerine savunmaya geçmeye, anlamaya çalışmak yerine suçlamaya, yakınlaşmak yerine uzaklaşmaya başlayabilir.

Farklı İnsanlarla Aynı İlişki Döngüsünü Yaşamak

Profesyonel destek yalnızca mevcut ilişkiyle ilgili değildir. Bazı kişiler, farklı zamanlarda farklı partnerlerle benzer problemleri tekrar tekrar yaşayabilir. Örneğin kişi her ilişkide terk edilme korkusu yaşayabilir, sürekli değersiz hissettiği ilişkiler kurabilir, kendisini ifade etmekte zorlanabilir veya her seferinde benzer çatışma biçimleriyle karşılaşabilir.

Deniz Güler, farklı ilişkilerde aynı döngülerin tekrar etmesinin de uzman desteği gerektirebileceğini ifade ediyor. Bu durum, kişinin yalnızca karşısındaki insanla değil, kendi ilişki kurma biçimiyle de çalışması gerektiğini gösterebilir.

Bazen kişi, çocukluk deneyimlerinden, aile içi iletişim modellerinden, geçmiş ilişkilerden veya travmatik yaşantılardan getirdiği bazı kalıpları farkında olmadan bugünkü ilişkilerine taşıyabilir. Bu noktada danışmanlık süreci, kişinin hem kendini hem de ilişki dinamiklerini daha sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Sürekli Eleştirilmek ve Görülmediğini Hissetmek

İlişkilerde en yıpratıcı durumlardan biri, kişinin partneri tarafından sürekli eleştirildiğini hissetmesidir. Elbette her ilişkide zaman zaman eleştiri, fikir ayrılığı veya memnuniyetsizlik yaşanabilir. Ancak eleştirinin sürekli hale gelmesi, kişinin benlik algısını, özgüvenini ve ilişkideki güven duygusunu zedeleyebilir.

Deniz Güler, “Partneriniz tarafından sürekli eleştiriliyorsanız, görülmediğinizi hissediyorsanız, artık sorgulama vaktiniz gelmiştir” diyerek bu noktaya dikkat çekiyor.

Görülmediğini hissetmek, yalnızca fiziksel olarak fark edilmemek anlamına gelmez. Kişinin duygularının, ihtiyaçlarının, emeğinin, beklentilerinin ve varlığının partneri tarafından önemsenmediğini düşünmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir. Zamanla kişi ilişkide yalnız hissetmeye başlayabilir. Aynı evin içinde, aynı hayatı paylaşırken duygusal olarak uzaklaşmak, birçok çiftin yaşadığı önemli sorunlardan biridir.

Bu noktada profesyonel destek, çiftlerin birbirini daha sağlıklı duymasına, eleştiri yerine ihtiyaçlarını ifade etmeyi öğrenmesine ve ilişkide yeniden duygusal temas kurmasına katkı sağlayabilir.

Boşanma ve Boşanma Sonrası Süreçlerde Destek Neden Önemli?

Boşanma, yalnızca hukuki bir süreç değil; aynı zamanda duygusal, sosyal ve psikolojik etkileri olan önemli bir yaşam dönemidir. Deniz Güler, boşanma ve boşanma sonrası evrelerin insan hayatında kritik noktalar olduğunu vurguluyor.

Boşanma sürecinde çiftler yalnızca ilişkilerinin bitişiyle değil, aynı zamanda hayal kırıklıkları, öfke, suçluluk, belirsizlik, çocuklarla ilgili düzenlemeler, ekonomik değişimler ve sosyal çevrenin tepkileriyle de baş etmek zorunda kalabilir. Bu süreçte profesyonel destek almak, tarafların daha sağlıklı kararlar vermesine ve duygusal yüklerini daha bilinçli yönetmesine yardımcı olabilir.

Özellikle çocuklu ailelerde boşanma süreci çok daha hassas bir hale gelir. Ebeveynlerin kendi çatışmalarını çocuklara yansıtmaması, çocukların duygusal güvenliğinin korunması ve yeni aile düzeninin sağlıklı kurulması büyük önem taşır. Boşanma sonrası süreçte de danışmanlık desteği, hem bireylerin hem de çocukların uyum sürecine katkı sağlayabilir.

Ebeveynlikte Zorlanmak Da Destek Gerektirebilir

Deniz Güler’in dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de ebeveynlik sürecidir. Birçok anne baba, çocuk yetiştirirken zaman zaman çaresizlik, yetersizlik veya tükenmişlik hissedebilir. Özellikle modern hayatın yoğun temposu, iş stresi, ekonomik baskılar, dijital çağın getirdiği sorunlar ve kuşaklar arası iletişim farklılıkları ebeveynliği daha karmaşık hale getirebilir.

Ebeveynlikte zorlanmak, kişinin kötü bir anne ya da baba olduğu anlamına gelmez. Aksine bu zorlanmayı fark etmek ve destek aramak, çocuğun gelişimi ve aile içi iletişim açısından son derece değerlidir.

Aile danışmanlığı, ebeveynlerin çocuklarıyla daha sağlıklı iletişim kurmasına, sınır koyma konusunda daha bilinçli davranmasına, aile içindeki rol dağılımını düzenlemesine ve çatışmaları daha yapıcı şekilde ele almasına yardımcı olabilir.

İnsan İlişkilerinin Tıkandığı Her Nokta Önemlidir

Deniz Güler, danışmanlık alanını yalnızca çift ilişkileriyle sınırlamıyor. Ona göre insan ilişkilerinin tıkandığı her nokta, profesyonel desteğin devreye girebileceği bir alandır.

İnsan, sosyal bir varlıktır ve hayatının büyük bölümünü ilişkiler içinde geçirir. Aile, partner, çocuk, arkadaş, iş çevresi ve sosyal çevreyle kurulan bağlar kişinin ruhsal iyi oluşunu doğrudan etkiler. Bu ilişkilerde yaşanan tıkanmalar, zamanla kişinin genel yaşam kalitesini de etkileyebilir.

Bazen sorun çok büyük görünmeyebilir; ancak kişi sürekli aynı duyguyu yaşıyorsa, kendini ifade edemiyorsa, değersiz hissediyorsa, sınır koymakta zorlanıyorsa veya ilişkilerinde sık sık hayal kırıklığı yaşıyorsa, profesyonel destek almak önemli bir adım olabilir.

Yardım İstemek Zayıflık Değil, Değer Vermektir

Toplumda psikolojik destek, aile danışmanlığı veya çift terapisi almakla ilgili hâlâ bazı önyargılar bulunabiliyor. Bazı kişiler yardım istemeyi zayıflık olarak görebiliyor ya da “kendi sorunumu kendim çözmeliyim” düşüncesiyle destek almaktan kaçınabiliyor.

Oysa Deniz Güler’in de vurguladığı gibi, yardım istemek zayıflık değil, ilişkiye verilen değerin kanıtıdır. Çünkü profesyonel destek almak, kişinin sorunları görmezden gelmek yerine onlarla yüzleşmeye hazır olduğunu gösterir. Bu, hem bireysel olgunluk hem de ilişki sorumluluğu açısından son derece kıymetli bir adımdır.

Bir ilişkiyi sürdürmek, yalnızca sevgiyle mümkün olmayabilir. Sevginin yanında iletişim, emek, farkındalık, anlayış, sınır koyabilme, duygu yönetimi ve karşılıklı çaba da gerekir. Tüm bunların zorlandığı noktalarda bir uzmandan destek almak, ilişkinin daha sağlıklı bir zemine taşınmasına yardımcı olabilir.

Sonuç

Deniz Güler’in anlattıkları, ilişkilerde profesyonel destek almanın ne kadar önemli ve kapsamlı bir konu olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Aile danışmanlığı ve çift terapisi, yalnızca boşanma aşamasına gelmiş çiftler için değil; ilişkisini güçlendirmek, kendini ve partnerini daha iyi anlamak, tekrar eden döngüleri fark etmek, ebeveynlikte daha sağlıklı adımlar atmak ve insan ilişkilerindeki tıkanıklıkları çözmek isteyen herkes için değerli bir destek alanı sunuyor.

Kısır döngüler, sürekli eleştirilme, görülmediğini hissetme, aynı ilişki problemlerinin tekrar etmesi, boşanma süreci, boşanma sonrası uyum problemleri ve ebeveynlikte yaşanan zorlanmalar, uzman desteği almayı düşündürebilecek önemli işaretler arasında yer alıyor.

Unutulmamalıdır ki ilişkilerde yardım istemek, vazgeçmek anlamına gelmez. Tam tersine, ilişkiyi anlamaya, onarmaya ve daha sağlıklı bir hale getirmeye yönelik güçlü bir adımdır. Deniz Güler’in ifadesiyle: “Yardım istemek zayıflık değil, ilişkinize verdiğiniz değerin kanıtıdır.”

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu