
Merhaba İsa Bey Müzikonair’a hoş geldiniz. Öncelikle sizleri İstanbullu Show olarak biliyoruz. Bize biraz bahsedebilir misiniz? İstanbullu Show nasıl doğdu?
Teşekkür ederim, uzun zamandır bu piyasanın içindeyim, bir çok radyoda göev aldım son olarak bildiğiniz gibi bir yılı aşkın bir süredir Radyo Tatlıses’teyim. İstanbullu Show’un doğuşu 90’ların sonunda başladı. Çeşitli saatlerde birçok radyoda yayınlandı, isim olarak İstanbullu’yu seçmemin aslında özel bir sebebi yok. İstanbul’u çok sevmem burada doğup büyümem diyebiliriz. Uzun yıllar dinleyicilerimizle bu isimle buluştuk ve gerçek ismimi genelde kullanmam. Bilmezler aslında
genelde sosyal medya hesabımda bile resim paylaşmam. Galiba ben halen radyonun o ilk yıllarındaki gizemi seviyorum, bu işi bu isimle ve radyonun o gizemi ile sürdürmek istiyorum.
Şimdilerde Radyo Tatlıses’te Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştığınızı biliyoruz. Peki radyoculuk hayatınız ilk nasıl başladı ve bu mesleğe ilginiz ne zamandır var? Biraz bahsedebilir misiniz?
Evet şu an Radyo Tatlıses’in Genel Yayın Yönetmenliği’ni üstleniyorum. Radyoculuk hayatım biraz ilginç başladı. 90’larda biliyorsunuz ki kaçak radyolar çok vardı neredeyse her mahallenin bir
radyosu vardı diyebilirim. Çocukluğunda radyonun içinde minik insanların olduğunu düşünen ve buna o dönemlerde inananlardan biri de bendim aslında. Çocukluğumdan bir merakım vardı daha sonras hep radyolar benim ilgi odağım oldu. Doksanlara geldiğimizde lise arkadaşım yerel bir radyoda yayın yapıyordu ben de bu merakımı gidermek için onunla 1-2 kere o radyoya gittim. Sonrasında işte o stüdyoya girince kasetleri öyle görünce daha da büyülendim. Gece kasetlerle şarkı çalarak başladım, tabi konuşma imkanını uzun süre vermediler, daha sonrasında konuşmaya başlayınca , hayallerime ulaşmanın ve o radyodaki minik insanlardan birinin olmanın verdiği mutluluğu yaşadım aslında halen yaşamaya devam ediyorum.
Günümüzde dijital sektörün yaygınlaşmasıyla birlikte sizce radyolara olan ilgi azaldı mı? Ayrıca müzik kanallarının bile artık dijital sektöre yönelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında dijitalin yaygınlaşması en çok radyo sektörünü etkiledi diyebiliriz. Biliyorsunuz radyo eskiden iletişim olarak daha çok kullanılırdı ama şimdi söylediğiniz gibi dijitalin hayatımıza girmesi bizim sektörü çok fazla etkiledi, sadeceradyo sektörünü değil. Televizyon sektörünü de etkiledi maalesef. Biz Radyo Tatlıses olarak şimdi ‘Yine yeniden kaldığımız yerden’ mottosu ile bu algıyı kendi adımıza değiştirmeye çalışıyoruz. Yani sadece arabada değil, evde ve iş yerinde dinlenme oranlarını arttırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kendi adımıza bunu başaracağız.
Müzik kanallarının artan maliyetlerle mücadele etmesi oldukça bu işin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor, şu anda birçok müzik kanalı dijital sektöre yöneldi ama biz Radyo Tatlıses’ten sonra Tatlıses TV’yi yayın hayatına başlattık. İbrahim Tatlıses bu konuda yatırımlarını güçlü bir şekilde sürdürüyor, ama sadece dijital sektörde olmak bence bu sektör için çok büyük bir kayıp, bu sebeple biz karasal ve uydu yayınlarımızı sürdürmeye devam ederken bir yandanda dijital tarafta olacağız, umarım diğer kanallar da sadece dijital sektörde kalma fikirlerinden vazgeçerler.
Radyo Tatlıses ile tanışmanız nasıl oldu ve radyoculuk dışında televizyonda yer almayı da düşünüyor musunuz?
Radyo Tatlıses ile yollarımız radyonun tekrar açılma kararının alındığı gün başladı, biliyorsunuz. Radyo Tatlıses radyo sektörünün en önemli aktörlerindendi ve İbrahim Tatlıses’in radyoyu satması ve
sonrasında bir süre sonra kapanması bu sektörde olan herkesi ve özellikle Radyo Tatlıses’in dinleyicilerini çok üzmüştü. Beni de çok şaşırttı ve üzdü. Aslında bir çay sohbetinde başladı Radyo Tatlıses’in yeniden yayına başlama hikayesi…. O da bende kalsın. (Gülüyor)
İbrahim Tatlıses tekrardan radyosunun yayına girme kararını aldıktan sonra çalışmalara başladık bizler de. Radyomuz ilk olarak İzmir’den yayına başladı ve stüdyolarımız da İzmir’de yer alıyordu, daha sonra radyomuzu İstanbul’a taşıdık ve yayın ağımızı genişlettik, genişletmeye devam ediyoruz. Televizyon ile ilgili bir düşüncem aslına bakarsanız yok, ben bu işi seviyorum ve tüm enerjimi bu işe vermek istiyorum, sosyal medya hesabımda bile görselimi paylaşmıyorum düşünün, ben halen 90’ların radyosunu yaşıyorum sanırım onu yaşamaya da devam edeceğim, tabi televizyon programı olur ise bu Tatlıses TV’de olacak.
Tatlıses TV yeniden yayınlarına başladı. Öncelikle çalışmalar nasıl gidiyor. Neler söylemek istersiniz?
Evet Tatlıses TV tekrardan yayın hayatına girdi ve bu bizi oldukça çok mutlu etti. radyo Tatlıses’ten sonra Tatlıses TV’nin açılma kararını yine İbrahim Tatlıses aldı. Tatlıses TV tarafında güzel projeler olacak ve bunun çalışmaları devam ediyor. Müzik kanalları dijitale yönelmişken İbrahim Tatlıses’in böyle cesur bir karar alması bence sektör için oldukça önemliydi. Çok güzel projeler var Tatlıses TV ile alakalı ama bunun için sanırım biraz bekleyeceğiz.
6. Türkiye’deki radyoculuk sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de radyoculuk oldukça zor yani bu işi gerçekten severek yapmıyorsanız işiniz oldukça zor. Ekonomik olarak da zor aslında, kurumsal diye adlandırdığımız radyolarda çalışma durumunuz yok ise maalesef bu işten kazanç elde etmeniz de oldukça zor. Özellikle yerel radyolardaki meslektaşlarım benim ne demek istediğimi gayet iyi anlıyorlar. Reklam pastasından yeterli dilimi almıyorsanız ya da alamıyorsanız çok fazla zorlukla mücadele etmek zorunda kalabiliyorsunuz. Bu sebeple umarım
bu sektörde olan herkes hak ettiği değeri maddi manevi alır. Benim her zaman temennim bu, tabi bunun için de ortak hareket etmemiz gerekiyor.
7. Covid-19 salgını sektörü ve sizin hayatınızı nasıl etkiledi?
Tüm dünyayı etkileyen bir salgın ve bunun sıkıntılarını halen çekmeye devam ediyoruz. Öncelikle radyo sektörünü çok olumsuz etkiledi. Kısıtlamaların olması bu sektörün tek gelir kaynağı olan reklam tarafında olumsuz etkiler yarattı. İnsanların belirli saatlerde ve günlerde dışarıda olması reklam gelirlerini etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Umarım hayatın normalleşmesi ile beraber bu süreci daha hızlı atlarız, buna gerçekten ihtiyacımız var. Bireysel olarak da beni aslında çok zorladı bu süreç. İçerisinde tüm işlerimi evden çalışarak sürdürdüm, tabi bizim sokağa çıkma kısıtlamamız yoktu. Evden çalışma sürecine konsantre oldum ve işlerimi rahat bir şekilde sürdürdüm aslında daha hızlı yürüyordu işler ama yine de sosyal hayatın olmadığı bir dünya kabus gibi. İnşallah bu süreci tüm dünya olarak atlatırız ve hayatımızı artık bir an önce normalleştiririz.
Röportajımıza katılarak bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Son olarak Müzikonair okuyucularına neler söylemek istersiniz?
Öncelikle heyecanımızı paylaşmamıza fırsat verdiğiniz için Müzikonair ve okuyucularına çok teşekkür ederim. Söylediğim gibi Radyo Tatlıses olarak ‘Yine yeniden kaldığımız yerden’ mottosu ile biz yeni bir heyecan yaşıyoruz ve bu heyecanı tüm dinleyenlerimizle paylaşmak istiyoruz. Tekrardan bu heyecanımızı paylaşmamıza fırsat verdiğiniz için çok teşekkür ederim.



